ABD'nin hedefindeki İran'ın güneybatısında yer alan Huzistan eyaletine bağlı Abadan kentinde patlama sesi duyulduğu bildirildi.
ABD, haziran ayında yeniden başlayan çatışmalarda ülkenin güneyindeki eyaletlerin altyapısını yoğun şekilde hedef alıyor. Hürmüz Boğazı'na komşu olan Abadan, Devrim Muhafızları'nın füze rampalarına ev sahipliği yapıyor.
İran Savaşı, kamuoyu yoklamalarının yapılmaya başlandığı günden bu yana ABD'liler arasında en az desteklenen çatışma olarak kayıtlara geçti. Savaşın uzamasıyla birlikte kamuoyu desteği giderek azalırken, seçmenlerin beşte dördü çatışmaların "uzun bir süre" devam edeceğini düşünüyor. Trump'ın İran'a saldırma kararına yönelik net onay oranı şu anda yüzde 30 seviyesinde bulunuyor.
Washington'daki Martin Luther King anıtının yakınlarına aktivistler tarafından dikilen "İran Savaşı Katılım Kupası"nda, "Bazıları ölçülebilir sonuçlarla ilgilenirken, Başkan Trump katılma cesaretini gösterdi" yazıyor.
ANKETLERDEKİ TABLO
The Economist/YouGov anketinde her iki seçmenden biri çatışmaların bir yıl veya daha fazla süreceğini öngörüyor. Virginia Üniversitesi'nden Larry Sabato, "İran'la savaş, anketler yapılmaya başlandığından beri ABD'liler arasında en sevilmeyen çatışmadır. Bu durum savaşın ilk gününden beri böyle" değerlendirmesinde bulundu.
Sabato, savaş uzadıkça maliyetlerin artacağını ve bunun ara seçimlerde Trump ile Cumhuriyetçi Parti'ye olan desteği azaltacağını ifade etti.
Devrim Muhafızları Komutanı Tuğgeneral Yadullah Javani, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Ürdün, Kuveyt, Umman ve diğer ülkelerdeki ABD üslerine ağır darbeler vurulduğunu ve bu kararlılığın devam edeceğini" duyurdu.
Javani, "ABD'liler bu savaştaki yenilgilerini askeri eylemlerle telafi etmeye ve Hürmüz Boğazı'nı savaş öncesi koşullarına döndürmeye çalışıyor ancak kesinlikle başarılı olamayacaklar" ifadelerini kullandı.
İran'lı komutan ayrıca, "Yüce Lider Ali Hamaney'i öldürenler için intikam ve ceza" sözü vererek, "bu kişiler huzurlu uyku ve konfora veda etmelidir" dedi.
İsrail, bölgedeki ateşkese ve Lübnan'ın dahil edildiği belirtilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılarını ve yıkım faaliyetlerini sürdürdü.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusu sabaha karşı Nebatiye vilayetinde işgal altında tuttuğu Hıyam ve Deyr Seryan beldelerinde patlayıcılarla yıkım faaliyetleri gerçekleştirdi. Öte yandan Dahiye'deki Meşrefiyiye bölgesinde, İsrail'in son saldırılarında hasar gören bir binanın bir bölümü sabaha karşı yıkıldı. Çökme nedeniyle yol trafiğe kapandı. Söz konusu binanın daha önce İsrail hava saldırılarında zarar gördüğü belirtildi.
Yerel basında yer alan haberlere göre, olay yerine sevk edilen Sivil Savunma ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak enkaza yaklaşılmasını engelledi. İlk belirlemelere göre olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı.
İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kirmanpur, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından saldırılara ilişkin son bilgileri paylaştı. Kirmanpur, ABD'nin 27 Haziran'dan bu yana düzenlediği saldırılarda 50'den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 517'den fazla kişinin yaralandığını belirtti. Bazı yaralıların hastanelerde tedavisinin sürdüğünü aktaran Kirmanpur, 468 kişinin ise tedavilerinin ardından taburcu edildiğini kaydetti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkenin eski lideri Ali Hamaney'in hayatını kaybettiği 28 Şubat'taki ABD-İsrail saldırısına ilişkin "Liderin ofisine yönelik saldırı bir güvenlik açığı nedeniyle gerçekleşti ve bu açık muhtemelen hala mevcut." dedi.
Arakçi ayrıca, kişisel çıkarları ve gelecek planları doğrultusunda karar alanları ihanet içinde gördüğünü belirterek, kendisinin itibar veya geleceği için hareket etmediğini dile getirdi. Arakçi, "Bir hesap yapalım; ateşkesi 10 gün erken kabul etseydik (Eski İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri) Ali Laricani, (Eski İstihbarat Bakanı) İsmail Hatib, (Petrol tesisleri) Aseluye ve Mübarek Çelik Fabrikası’na sahip olurduk." değerlendirmesinde bulundu.
MÜZAKERE SÜRECİ
Müzakerelere ilişkin değerlendirmede bulunan Arakçi, şunları kaydetti:
"Düşman askeri hazırlığını bitirdikten sonra bize uranyum zenginleştirme oranının sıfırı indirilmesi aksi halde saldırıların başlayacağı mesajını verdi ve müzakere talebinde bulundu. Bunun üzerine yapılan değerlendirme sonucu yeniden müzakere kararı alındı. Bu karardaki temel amaç, daha sonra 'eğer müzakere olsaydı savaş olmazdı' denilmesini engellemekti. Elbette ilgili kurumlar savaşın yeniden başlayacağına emindi. Bu nedenle Silahlı Kuvvetlere savaşa hazırlıklı olmalarını bildirdik. Bu sayede savaş başlar başlamaz karşılık vermeye başladık. Ülke liderinin hedef alınması durumunda Hürmüz Boğazı'nın kapatılacağına yönelik program da daha önce yapılmıştı."
NÜKLEER MÜZAKERELER
Nükleer müzakerelere ilişkin de bilgi veren Arakçi, şu ifadeleri kullandı:
"12 günlük savaştan sonra Nükleer Komite kuruldu ve daha sonra müzakere komitesine dönüştü. Müzakerelere ilişkin konular bu komitede ele alınıyordu. Alınan tüm kararlar tıpkı Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi kararlarıyla aynı onay sürecinden geçiyordu. Bu toplantılarda müzakereciler için ilginç tabirler kullanılıyordu."
Ürdün'de başta başkent Amman olmak üzere geniş bir bölgede İran'dan gerçekleştirilen füze saldırısı nedeniyle sirenlerin çaldığı kaydedildi. Öte yandan, İsrail ordusu, Ürdün'ün güneyindeki Akabe kentine İran'dan balistik füze fırlatıldığının tespit edildiğini bildirdi.
İran'dan atılan balistik füze nedeniyle sınırın İsrail tarafına da mühimmat veya parça sıçrama riskinin bulunduğunu aktaran İsrail ordusu, sınır yerleşimlerinde sirenlerin devreye girebileceği bilgisini verdi. Sosyal medyada, farklı kaynaklardan İsrail ve Ürdün tarafında füzelerin havada bıraktığı izlerin görüntüleri paylaşıldı.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhuriyetçi Partinin Rusya'ya yaptırımları içeren yasa tasarısına İran'ın da eklenmesi gerektiğini belirtti. Trump, yasa tasarısının hazırlanmasına öncülük eden, İsrail'e verdiği destekle tanınan ve ani şekilde yaşamını yitiren Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'ın da "bunu isteyeceğini" kaydetti.
Kuveyt Elektrik, Su ve Yenilenebilir Enerji Bakanlığı'nın ABD merkezli X şirketinin hesabından yapılan açıklamada, elektrik üretim ve su arıtma tesisinin İran saldırılarında iki gün içinde ikinci kez hedef alındığı ifade edildi. Saldırı nedeniyle tesisin bazı bölümlerinde yangın çıktığı; çok sayıda elektrik üretim ünitesinin etkilendiği belirtildi.
Saldırının etkilerini sınırlandırmak ve elektrik sistemini korumak amacıyla acil durum planlarının devreye alınması ve olaya derhal müdahale edilmesi gerektiği kaydedildi. İtfaiye ekiplerinin, yangının kontrol altına alınması için çalışmalarına devam ettiği; Bakanlığa bağlı teknik ekiplerin de güvenlik birimleriyle koordinasyon içerisinde tesisin güvenliğini sağlamak, hasarı tespit etmek ve etkilenen üniteleri en kısa sürede yeniden hizmete almak amacıyla gerekli teknik ve ihtiyati tedbirleri uygulamaya başladığı ifade edildi.
İsrail merkezli Yedioth Ahronot'un (Ynet) haberine göre ABD ordusu, bölgeye ek kuvvetler konuşlandırarak ve İsrail'e yakıt ikmal uçakları ile savaş jetleri göndererek İran'la olası yeni bir gerilim tırmanışına karşı hazırlıklarını artırıyor. Ürdün'deki saldırıda iki Amerikan askerinin hayatını kaybetmesi ve bir askerin kaybolmasının ardından Washington, seyahat uyarılarını genişletti. 8 gecedir süren karşılıklı saldırılar, Körfez'de neredeyse rutin bir hal aldı.
Son günlerde yaşanan gelişmeler, ABD'nin İran'la olası bir başka gerilim tırmanışına veya tam ölçekli bir savaşa dönüş ihtimaline karşı hazırlık seviyesini yükselttiği yönünde değerlendirmelere yol açtı.
ABD ASKERİ YIĞILNAĞI GENİŞLİYOR
Bölgeye ek Amerikan kuvvetlerinin konuşlandırılması, yakıt ikmal uçaklarının ve savaş jetlerinin gelişi, Orta Doğu'daki ülkeler için daha sıkı seyahat uyarıları ve son çatışmadan çıkarılan derslere dayalı operasyonel düzenlemelere ilişkin raporlar, önemli hazırlıkların yapıldığına işaret ediyor.
Wall Street Journal'ın bildirdiğine göre, ABD, İsrail'e yakıt ikmal uçakları ve savaş uçakları konuşlandırdı. ABD ordusu ayrıca Almanya'daki Spangdahlem Hava Üssü'nden F-16 savaş uçaklarını bölgeye gönderdi. Orta Doğu'ya İngiltere'den de F-35 uçakları sevk edildi.
ABD YÖNETİMİNDE SABIRSIZLIK
Orta Doğu'daki ABD üslerine yapılan saldırılar ve Amerikan askerlerinin öldürülmesi, yönetim içindeki şahin seslerin güçlenmesine ve "artık işi bitirme zamanının geldiği" yönünde söylemlere yol açtı. İsrail basınında yer alan haberlerde, ABD'lilerin sabrı tükenmek üzere gibi göründüğü yorumuna yer verildi. Genel değerlendirme, ABD ara seçimlerinden önce Washington tarafından başlatılacak herhangi bir kara çatışmasının muhtemelen kontrol altında tutulacağı yönünde olsa da İran'a sınırlı bir operasyon yönetmenin hiç de kolay olmayacağı belirtiliyor.
DÜNYA KUPASI FAKTÖRÜ
ABD hazırlıklarındaki değişikliğin zamanlaması güvenlik yetkililerinin dikkatinden kaçmadı. ABD'nin ev sahipliği yaptığı Dünya Kupası pazar akşamı sona erecek. Bazı analistler turnuvanın büyük ölçekli askeri operasayonların zamanlamasını etkilediğine inanıyor. Turnuvanın sona ermesi, olası bir kısıtlamayı ortadan kaldırabilir.
GİZEMLİ B-2 PAYLAŞIMI
Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı Dan Scavino, cumartesi günü bir B-2 bombardıman uçağının görüntülerini paylaştı. Beyaz Saray yetkilisi, benzer bir paylaşımı "Kükreyen Aslan Operasyonu"nun başlatılmasından bir gün önce yapmıştı. Scavino daha önce savaşın ikinci gününde İran'daki yer altı balistik füze mevzilerine onlarca ağır bomba atan bombardıman uçaklarının bir görüntüsünü paylaşmıştı. Son paylaşım, bir başka büyük operasyonun yakında olabileceği yönündeki spekülasyonları alevlendirdi.
İSRAİL'İN ROLÜ VE ÇATIŞMA RİSKİ
Birçok uyarı işaretine rağmen, İsrailli yetkililer özellikle İsrail'in de mutlaka dahil olacağı bir savaşın kaçınılmaz olduğu sonucuna varmakta acele etmiyor. İsrail savunma teşkilatları içindeki hakim değerlendirme, İran'ın şu anda İsrail'e karşı doğrudan bir cephe açmak istemediği yönünde; bunun nedenlerinden biri ülkenin önceki çatışmada aldığı zararlar olarak gösteriliyor. Ancak İsrailli yetkililer, bunun yalnızca bir değerlendirme olduğunu ve Orta Doğu'daki koşulların hızla değişebileceğini vurguladı.
İsrail'in siyasi ve askeri liderliğini meşgul eden bir diğer konu ise ülkenin ABD'nin yeniden başlatabileceği bir harekatta yer alma olasılığı. İsrailli yetkililere göre, Tel Aviv operasyonel faaliyetlere yardım etme veya katılma isteğini dile getirse de Washington şu ana kadar operasyonu bağımsız olarak yürütmeyi tercih etti.
'GEÇEN SEFERKİ GİBİ DURMAYACAĞIZ'
İsrail, Amerikan operasyonuna aktif olarak katılmasa bile mutlaka ateş hattının dışında kalmayabilir. İsrail savunma yetkilileri, İran'ın ABD saldırılarına doğrudan dahil olmasa bile İsrail'e misilleme yapabileceği olasılığına karşı hazırlık yapıyor. İsrail'in Lübnan'a yönelik büyük bir saldırısı, İran'ın da İsrail'e karşı bir saldırı düzenlemesine yol açabilir ve bu da İsrail'in daha geniş çaplı bir çatışmaya dahil olmasını kaçınılmaz hale getirebilir.
Ynet'e konuşan üst düzey bir İsrailli yetkili, "İsrail savaşa katılmak zorunda kalabilir. Mutabakat zaptı öldü ve (İranlılar) komşu ülkelere saldırıyorlar. İsrail, saldırı olasılığına hazırlıklı olmalı. Ama eğer bunu yaparlarsa çok ağır bir bedel ödeyecekler. Geçen seferki gibi durmayacağız." dedi.
ABD'nin Amman Büyükelçiliği, Ürdün'deki vatandaşlarına Akabe Uluslararası Havalimanı ve kentin liman bölgesine gitmekten kaçınmaları çağrısı yaptı. Açıklamada, Ürdün makamlarının "belirli ve ciddi bir tehdit" nedeniyle Akabe'deki havalimanı ve limanı tahliye ettiği belirtildi.
Büyükelçilik, "Tüm ABD'lilere havalimanına veya limana seyahat etmekten kaçınmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz. Ürdün makamlarının tüm güvenlik talimatlarına uymaya devam edin" açıklamasını yaptı.
Büyükelçilik ayrıca, tüm ABD'lilerin Ürdün'deki askeri üslere seyahat etmekten kaçınması tavsiyesini yineledi.
İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD’nin inşaat halindeki Darhovin nükleer enerji santraline saldırdığını duyurdu. Kurumun açıklamasında, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) gözetimi kapsamında, barışçıl bir nükleer tesise saldırı düzenlenmesinin uluslararası hukuka karşı işlenmiş açık bir suç olduğu kaydedildi.
Devrim Muhafızları'nın açıklamasında, ABD'nin desteğini aldığı iddia edilen 4 geminin, seyir sistemlerini kapatarak İran Devrim Muhafızları Ordusu Hürmüz Boğazı Kontrol Merkezi'nin uyarılarını dikkate almayıp güvenli olmayan bir rotadan geçmeye çalıştığı ileri sürüldü.
Söz konusu gemilerden ikisinin kaza yaparak bulundukları noktada durduğu, diğer iki geminin ise güvenli olmayan rotadaki seyirlerini sonlandırarak yön değiştirdiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün tamamen Devrim Muhafızlarının yetkisinde olduğu savunularak, yalnızca önceden belirlenen ve ilan edilen güvenli rotaların kullanılabileceği, daha önce de duyurulduğu üzere, petrol, doğal gaz ve kimyasal gübre taşıyan hiçbir geminin İran makamlarıyla koordinasyon ve izin olmadan Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapamayacağı ifade edildi.
Yemen devlet televizyonunun haberine göre, Ulaştırma Bakanı Muhsin el-Ömeri, İran'ın Mahan Air şirketine ait uçağın Sana'ya gerçekleştirmesi planlanan uçuşun, resmi kanallar üzerinden gerekli izinleri almaması nedeniyle durdurulduğunu belirtti. Uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümeti, İran'a ait bir yolcu uçağının Husilerin kontrolündeki Sana Uluslararası Havalimanı'na inişini engellediğini ve gerekli resmi izinleri almayan hiçbir uçuşa izin verilmeyeceğini açıkladı.
Yemen hükümeti ile İran destekli Husiler arasında son haftalarda "İran uçağı krizi" tırmanıyor. Yemen yönetimi, İran'a ait Mahan Air şirketinin Husilerin kontrolündeki Sana Havalimanı'na doğrudan uçuşlarını ülkenin egemenliğinin ihlali olarak değerlendirirken, resmi makamlardan izin almayan hiçbir uçağın Yemen hava sahasını ve havalimanlarını kullanmasına izin verilmeyeceğini belirtiyor.
HUSİLERİN SEFERBERLİK İLANI
Geçen hafta Yemen hükümeti, İran'dan gelen bir uçağın Sana Havalimanı'na inişini engellemek amacıyla havalimanı pistini hedef aldığını açıklamış, İran uçağı ise rotasını değiştirerek ülkenin batısındaki Hudeyde Havalimanı'na inmişti. Bu gelişmenin ardından Yemen hükümeti ile Husiler arasında karşılıklı sert açıklamalar yapılırken, Husiler genel seferberlik ilan etmiş, Yemen Başkanlık Konseyi ise Husilere karşı askeri seçeneğin gündemde olduğu mesajını vermişti.
Khabaronline haber sitesine konuşan İran Meclisi Ekonomi Komisyonu Üyesi Milletvekili Muhammed Bakıri Benab, Kalibaf'ın Meclis oturumlarının yapılmasını engellediği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bu iddiaları dile getirenlerin siyasi hesaplaşma peşinde olduğunu savunan İranlı Milletvekili, söz konusu girişimlerin Meclis'i, ülkeyi ve "devrimci güçleri" zayıflattığını ifade etti.
Benab, Ayetullah Beheşti ile başlayan, daha sonra eski Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani ve Muhammed Hatemi'yi hedef alan karalama kampanyalarının şimdi de Kalibaf'a yöneldiğini öne sürerek, "Kalibaf'ı siyaset sahnesinden tasfiye etmek istiyorlar" dedi. Söz konusu operasyonu yürütenlerin "sistemin iyiliğini düşünen kişiler olmadığını", aksine tartışma ve kriz ürettiklerini savunan Bakıri Benab, Kalibaf'a yönelik suçlamaların siyasi nitelik taşıdığını ileri sürdü.
İran'da Payidar Cephesi'ne yakın Tahran Milletvekili Kamran Gazanferi, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın, ABD'yle müzakerelere karşı çıkılmasını önlemek amacıyla meclisi kapalı tuttuğunu öne sürmüştü.
ABD saldırıları, özellikle İran'ın güneyinde yaşayan sıradan vatandaşların günlük yaşamını derinden etkiliyor. Çok sayıda köprü, demiryolu hattı, tünel, havalimanı ve karayolu vurulurken, bazı hastaneler tahliye edildi ve okullardaki sınavlar ertelendi. Sivil altyapının tahribatı, insanların, malların ve lojistik malzemelerin hareketini önemli ölçüde kısıtladı.
ABD, Devrim Muhafızları'nın kapasitesini zayıflatmayı hedefliyor ancak bu altyapılar aynı zamanda siviller tarafından da kullanılıyor. ABD güçleri, ülkenin güneyini İran'ın geri kalanından izole etmeye çalışıyor. Öte yandan Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'ndan vazgeçmeyeceğini bildirdi. İranlı yetkililer, ABD'nin Hürmüz Boğazı boyunca uzanan eyaletlere odaklanmasının temel nedeninin, Devrim Muhafızları'nın boğaz üzerindeki kontrolünü engellemek olduğuna inanıyor.
Bahreyn'de uyarı sirenleri, İran'ın Körfez'deki komşu ülkelere füze ve insansız hava araçlarıyla yeni saldırılar düzenlemesi üzerine devreye girdi.
Bahreyn İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Siren çalındı. Vatandaşlar ve sakinler sakin kalmaları ve en yakın güvenli bölgeye gitmeleri konusunda uyarılıyor" ifadeleri kullanıldı.
ABD Başkanı Donald Trump, Trump, Ürdün'de 2 ABD askerinin öldüğü saldırıların ardından NewsNation kanalına konuya ilişkin açıklama yaptı. Askerlerin ölmesinin "çok üzücü bir durum" olduğunu dile getiren Trump, "savaşın asıl amacının İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermemek" olduğunu yineledi.
Trump, İran'ın, İslamabad Mutabakatı'na uyma yükümlülüğü olmadığı açıklamasına ilişkin, "Bu umurumda değil." dedi.
Devrim Muhafızlarından yapılan açıklamada, Ahvaz semalarında hava savunma sistemi tarafından MQ-9 model bir İHA'nın vurulduğu belirtildi. ABD ordusundan ise olaya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Kuveyt ordusunun ABD merkezli X sosyal medya platformundaki resmi hesabından yapılan açıklamada, İran'ın Kuveyt'i füze ve kamikaze İHA'larla hedef aldığı belirtildi. Açıklamada, İran'dan fırlatılan füze ve kamikaze İHA'ların önlenmesi amacıyla hava savunma sistemlerinin devreye girdiği kaydedildi.
Ülkede duyulabilecek patlama seslerinin, hava savunma sistemlerinin söz konusu tehditleri önlemeye yönelik faaliyetlerinden kaynaklandığı ifade edilen açıklamada, halktan yetkili makamların güvenlik talimatlarına uymaları istendi.
İran ordusundan yapılan açıklamada, ABD'nin saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirilen "16'ncı dalga operasyon" kapsamında Kuveyt'te ABD güçlerinin kullandığı El-Adiri Kampı'na saldırılar düzenlendiği belirtildi. Kamikaze İHA'larla gerçekleştirilen saldırılar kapsamında ABD ordusunun mühimmat deposunun hedef alındığı kaydedildi. Açıklamada ayrıca Ali es-Salem Hava Üssü'ndeki Patriot hava savunma sistemleri ile hava radarının yoğun saldırılarla ateş altına alındığı ifade edildi.
ABD'nin Hürmüz Boğazı yakınlarında İran'ın güneyindeki Sirik kentine saldırı düzenlediği bildirildi. İran'ın Fars Haber Ajansı'nın haberinde, "Saat 01.30 sularında düşman Amerika tarafından Sirik çevresinde bir noktaya saldırı düzenlendi." ifadelerine yer verildi.
Ekiplerin saldırıya uğrayan bölgeye ulaştığı ve muhtemel hasarı açıklayacağı belirtildi.
HACIABAD KENTİ VURULDU
ABD'nin Hürmüz Boğazı yakınlarında İran'ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Hacıabad kentine saldırı düzenlediği bildirildi. İran'ın Tesnim Haber Ajansı'nın haberinde, "Saat 02.10 sularında düşman ABD tarafından Hacıabad yakınlarında askeri bir saldırı gerçekleştirildi." ifadelerine yer verildi. Saldırıda sivil can kaybı veya konut ve ticari altyapıda herhangi bir hasar bildirilmediği aktarıldı.
İran’ın Bender Abbas kentinde patlama sesleri duyulurken Kiş Adası civarında birden fazla savaş uçağının uçuş gerçekleştirdiği belirtildi.
ABD ordusu, "Ürdün'de 2 ABD askerinin öldüğü saldırılara da karşılık vermek amacıyla" İran'a yeni hava saldırıları başlattığını duyurdu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu üzerindeki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, "Bugün ABD Kuvvetleri Başkomutanı'nın (Donald Trump) talimatıyla İran'a karşı yeni hava saldırıları başlattı." ifadesi kullanıldı. Saldırıların, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğini tehdit etme yeteneğini daha da zayıflatmayı hedeflediği belirtilen açıklamada, ayrıca önceki gece Ürdün'de ABD askerlerine yönelik düzenlenen İran saldırılarına da karşılık vermeyi amaçladığı kaydedildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Ürdün'deki askeri üssü hedef alan İran saldırısında 2 ABD askerinin hayatını kaybettiğini bildirdi. CENTCOM'un ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, "17 Temmuz'da ABD ve müttefik güçlerin Ürdün'de İran'ın balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı koyduğu esnada 2 ABD askeri hayatını kaybetti." ifadesi kullanıldı.
Paylaşımda, 1 ABD askerinin kayıp olduğu, tedavi amacıyla Ürdün'deki hastanelere sevk edilen 4 askerin taburcu edildiği, hafif yaralanan diğer personelin ise sağlık kontrollerinin ardından görevlerine döndüğü kaydedildi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'yi taraflar arasındaki mutabakat zaptının imzalandığı ilk günlerden bu yana anlaşmayı ihlal etmekle suçlarken, Washington yönetiminin Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemileri İran ile koordinasyon halinde belirlenen rotalardan başka bir yönlendirdiğini söyledi. Bekayi, "Son bir hafta veya 10 günlük süreçte bu mutabakat zaptının neredeyse her bir bölümü ABD tarafından ihlal edilmiştir" dedi. Bekayi, katıldığı özel bir programda ABD-İran arasındaki müzakere süreci ve mutabakat zaptına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bekayi, İran’ın bu süreçteki herhangi bir taahhüdü ihlal eden ilk taraf olmadığını söyledi.
Mutabakat zaptının İran’ın kararıyla mı askıya aldığına yönelik bir soruya cevabında
Bekayi, "Üstlendiğimiz taahhütlerden hiçbirinin ihlalini biz başlatmadık. Bu, 2018 yılında ABD tarafından ihlal edilen ve İran'ın hiçbir zaman feshetmediği Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) için de geçerli, şimdi söz konusu mutabakat zaptı için de geçerli. Bu mutabakat zaptını fiilen daha ilk günden ihlal eden taraf ABD oldu. Ayrıca en başından itibaren bu anlaşmanın ‘taahhüde karşı taahhüt’ ilkelerinde olduğunu açıkça belirttik; yani ABD de kendi yükümlülüklerini yerine getirdiği sürece biz de üzerimize düşen taahhütlere bağlı kalacaktık" ifadelerini kullandı.
İran lideri Mücteba Hamaney, İran ile ABD arasında imzalanan mutabakat zaptının ihlal edilmesine ilişkin, “Büyük Şeytan'ın (ABD) mutabakatı tekrar ihlal etmesi, ABD Başkanı'nın imzasının ne kadar değersiz ve geçersiz olduğu gerçeğini bir kez daha herkese ispatlamıştır.” değerlendirmesinde bulundu.
Hamaney’in resmi sosyal medya hesaplarından, ABD ile imzalanan mutabakata ilişkin mesaj paylaşıldı. Hamaney’in mesajında, “Büyük Şeytan'ın mutabakatı tekrar ihlal etmesi, ABD Başkanı'nın imzasının ne kadar değersiz ve geçersiz olduğu gerçeğini bir kez daha herkese ispatlamıştır. Zorbalık ve vahşet ABD zihniyetinin ayrılmaz parçasıdır.” ifadelerine yer verildi. İran halkının, yasama, yürütme ve yargı erki başkanlarına duyduğu güveni sürdüreceğini ve ulusal çıkarların korunması için sahada olmaya devam edeceğini söyleyen Hamaney, ülkede birlik ve beraberliğin korunmasının önemine değindi.
Sentinel — Human
The text functions as a dense aggregation of contemporary geopolitical news, synthesizing battlefield reports, political statements, and contextual details from multiple sources.
