Skip to content
Chimera readability score 88 out of 100, Specialist reading level.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Hürmüz Boğazı’na döşenen mayınların temizlenmesi için ortaklarıyla işbirliği yapacaklarına yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Garibabadi, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından, Macron’un Hürmüz Boğazı'ndaki mayınlarla ilgili yaptığı açıklamalara cevap verdi. Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesi için hiçbir ülkeye izin vermeyeceklerini dile getiren Garibabadi, “İslamabad Mutabakat Zaptı uyarınca, mayın temizliği yalnızca İran tarafından yapılmaktadır. Şartlar oldukça hassastır ve Fransa'ya, bu durumu kışkırtarak daha da karmaşık hale getirmemesini tavsiye ediyoruz.” dedi.
İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi, İran'dan teknik bir heyet bu hafta Katar'ı ziyaret edecek, mutabakat zaptının uygulanması ele alınacak.
DONDURULMUŞ VARLIKLAR GÖRÜŞÜLECEK
Bekayi, İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması konusunu takip etmek üzere Katar'ın başkenti Doha'ya uzman bir ekibin gideceğini söyledi. Yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre Bekayi, Doha'ya uzman bir ekip göndereceklerini açıkladı. Bekayi, müzakereler için ABD ile bir toplantı planlanmadığını ancak ABD'nin İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması sürecini takip ettiklerini söyledi.
Irak hükümeti, ülkede faaliyet gösteren İran yanlısı silahlı gruplara 30 Eylül'e kadar silahlarını bırakma çağrısında bulundu. Hükümet Sözcüsü, basın toplantısında yaptığı açıklamada, milislere tanınan sürenin son tarih olduğunu belirtti. Karar, yeni Başbakan Ali el-Zaidi'nin ABD'yi ziyaret etmesi öncesinde açıklandı.
Washington yönetiminin, grupların silahlarını teslim etmesi için Bağdat üzerinde baskı kurduğu biliniyor. Haşdi Şabi çatısı altında faaliyet gösteren grupların birçoğu, ABD-İsrail savaşının ilk haftalarında Irak'taki ABD tesislerini hedef almıştı.
İsrail ordusu, Lübnan ile imzalanan çerçeve anlaşması, ateşkes ve ABD-İran mutabakatına rağmen Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye vilayetine saldırılar düzenledi. İsrail topçuları, Nebatiye vilayetine bağlı Mercayun ilçesindeki Deyr Seryan beldesinin Litani Nehri yatağına uzanan çevresini yoğun şekilde bombaladı.
Öte yandan İsrail'e ait bir İHA, Mercayun ilçesine bağlı İbil es-Saki beldesi yolu üzerindeki bir taş ocağına ses bombası attı. Ayrıca İsrail ordusunun dün gece gerçekleştirdiği patlamalar nedeniyle Sur kentindeki Mecdel Zun ve Mansuri beldelerinde çok sayıda evde hasar meydana geldiği ifade edildi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Fox News'a verdiği demeçte, İran ile ABD arasında yarın Doha'da düzenlenmesi beklenen üst düzey görüşmelere ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'in katılacağını bildirdi.
Leavitt, görüşmelerin yanı sıra teknik düzeyde temasların da gerçekleştirileceğini belirtti.
ABD Başkanı Trump, İran'ın bir görüşme talebinde bulunduğunu ve yarın Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleşeceğini duyurdu.
Sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşım yapan Trump, "İran bir görüşme talep etti, görüşme yarın Doha'da gerçekleşecek" ifadelerini kullandı.
ABD merkezli Axios haber sitesi, ismi açıklanmayan üst düzey ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD ve İran'ın birbirlerine yönelik saldırıları durdurma konusunda anlaşarak Hürmüz Boğazı konusundaki anlaşmazlıkları çözmek için 30 Haziran'da Katar'da görüşme planladığını öne sürmüştü.
Hizbullah’tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun ateşkes ihlallerinin devam ettiği belirtildi. İsrail'in Nebatiye kenti ile kentin Meyfedun beldesindeki iki binaya hava saldırıları düzenlendiği, Furun beldesinin de insansız hava aracıyla hedef alındığı ifade edildi.
İsrail ordusunun ayrıca Nebatiye vilayetine bağlı Bint Cubeyl ilçesindeki Taybe ve Haddasa beldelerinde bazı konutları, Sur kentindeki Mecdel Zun beldesinde de bir evi patlattığı kaydedildi. İhlaller kapsamında İsrail ordusunun Burç Kalavay ve Beraşit beldelerinde sivillerin yakınına ses bombaları attığı, Yukarı Nebatiye ve Kefertebnit beldelerinin üzerine de şüpheli cisimler bıraktığı aktarıldı.
Hizbullah, İsrail ordusunun saldırılarının ateşkesin "açık ihlali" olduğunu vurguladı. Açıklamada, "Bu ihlalleri izliyor, kayıt altına alıyor ve karşılık verme hakkımızı saklı tutuyoruz." ifadesi kullanıldı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Katar'da bulunan İran'a ait 6 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın ABD ile yapılan anlaşma uyarınca serbest bırakılması ve ülkeye iade edilmesi gerektiğini belirtti.
İran resmi ajansı ISNA'nın aktardığına göre Pezeşkiyan, "Yapılan planlamalar doğrultusunda Katar'daki toplam 12 milyar dolarlık İran fonunun 6 milyarı serbest bırakılmalı ve ülkeye geri gönderilmeli" ifadesini kullandı.
Pezeşkiyan, kalan fonların iadesi için de gerekli takiplerin sürdürüldüğünü sözlerine ekledi.
ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisinin her geçen gün azaldığını belirterek, Tahran yönetiminin bölgede "tamamen yalnız kaldığını" öne sürdü.
ASKERİ ÜSLERİN YAPISI DEĞİŞTİRİLECEK
ABD'nin Orta Doğu'daki askeri üs yapılanmasında değişikliğe gideceğini aktaran Waltz, bazı üslerin güçlendirileceğini ve bazılarının da yeraltına taşınabileceğini söyledi.
Fox News'a konuşan Waltz, Körfez ülkelerinin boğaza alternatif güzergahlar geliştirdiğini vurgulayarak, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan'ın boğazı bypass eden petrol boru hatlarını genişlettiğini kaydetti.
"İRAN TAMAMEN YALNIZ"
Waltz, "Çin'in bile" boğazda geçiş ücreti veya vergi uygulanmasına karşı çıktığını belirtti. Umman'ın da İran'ın gerekli altyapının kurulmasına yardım teklifini geri çevirdiğini iddia eden Waltz, "Yani bu konuda tamamen yalnızlar" ifadesini kullandı.
ABD'li diplomat, Tahran yönetiminin "mutlak bir yıkım yoluna" gittiği uyarısında bulundu.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'a ait üç karargahı gece boyunca hava saldırılarıyla vurdu. Askeri kaynaklardan yapılan açıklamada, Nebatiye ve Mayfadoun bölgelerindeki Hizbullah tesislerinin hedef alındığı belirtildi. İsrail askerlerini hedef almaya çalışan bir Hizbullah roket rampasının da vurulduğu bildirildi.
Ordudan yapılan açıklamada, "Baskınlar, Hizbullah'ın güvenlik bölgesinde faaliyet gösteren güçlerimizi hedef almaya devam etmesine yanıt olarak gerçekleştirildi" ifadelerine yer verildi. İsrail, Lübnan sınırında artan gerilim karşısında operasyonlarına devam edeceğini vurguladı.
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na göre, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Hürmüz Boğazı'ndaki Seyrüsefer Yönetimi İçin Umman ile kurulan Ortak Komite’nin ilk toplantısının Umman'ın başkenti Maskat’ta gerçekleştirildiğini duyurdu.
Umman ziyaretine ilişkin yaptığı açıklamada Garibabadi, "Toplantıda, Hürmüz Boğazı'na ilişkin konular gözden geçirildi." ifadesini kullandı. Garibabadi, toplantıda ayrıca "İslamabad Mutabakat Zaptı’nın 5. maddesi ve kıyıdaş devletlerin hakları çerçevesinde boğazın gelecekteki yönetimi" konusunda görüş alışverişinde bulunulduğunu belirtti.
İsrail Ulusal Siber Müdürlüğü Genel Müdürü Yossi Karadi, ABD-İsrail ortak operasyonlarının başlamasından bu yana İran'ın İsrail'e yönelik siber saldırılarında büyük artış yaşandığını belirtti.
Alman Die Welt gazetesine konuşan Karadi, siber saldırıların haziran 2025'te yaklaşık 1600 civarındayken haziran 2026'da 4800 seviyesine ulaştığını söyledi. Saldırıları gerçekleştiren bazı grupların çok yetenekli olduğunu vurgulayan Karadi, "Onlarla başa çıkabiliriz ancak ciddiye almak zorundayız. Fiziki alandan farklı olarak siber alanda ateşkes söz konusu değil." ifadelerini kullandı.
Saldırıların kritik altyapı, büyük kuruluşlar ve hukuk büroları ile muhasebe şirketleri gibi küçük işletmeleri hedef aldığını bildiren Karadi, daha kolay bazı şirketlerin sistemlerinin tamamen silindiğini kaydetti.
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldıkları bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Suudi resmi haber ajansı SPA'nın bildirdiğine göre, iki lider bölgede seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasının önemini vurgulayarak gerilimin azaltılmasına yönelik diplomatik çabalara desteklerini dile getirdi. Görüşmede, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptına ilişkin son gelişmeler ele alındı. İki lider ayrıca bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik kapsamlı çözüm çabalarını değerlendirdi.
Tahran ve Washington arasında Birleşmiş Milletler'in (BM) Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan denizcileri tahliye planıyla başlayan süreç, karşılıklı saldırılara dönüştü.
İşte olayların kronolojik seyri:
23 HAZİRAN: BM TAHLİYE PLANINI AÇIKLADI
BM, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin tahliyesi için Umman suları da dahil iki güzergah belirledi. İran, planın istişare yapılmadan duyurulduğu gerekçesiyle bu kararı reddetti.
25 HAZİRAN: TAYVAN GEMİSİ KARAYA OTURDU
Tayvanlıların işlettiği Ever Lovely gemisi Umman açıklarında karaya oturdu.
26 HAZİRAN: ABD'DEN İRAN'A HAVA SALDIRISI
ABD, İran'ı Ever Lovely gemisine saldırmakla suçlayarak mutabakat zaptının ihlal edildiği gerekçesiyle bir dizi saldırı düzenledi.
27 HAZİRAN: İRAN'DAN MISİLLEME
İran Devrim Muhafızları, bölgedeki ABD güçlerine yönelik saldırılarla karşılık verdiğini duyurdu. Bahreyn ise insansız hava aracı saldırılarına uğradığını duyurdu. Aynı gün Hürmüz Boğazı'nda başka bir tanker daha vuruldu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a ikinci dalga hava saldırıları başlattı.
28 HAZİRAN: İRAN'DAN YENİ SALDIRILAR
İran, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD güçlerine yönelik misilleme saldırıları düzenledi. Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki trafiği yönetme sorumluluğunun yalnızca kendisine ait olduğunu vurguladı.
ABD ile İran, Hürmüz Boğazı çevresinde günlerdir devam eden karşılıklı çatışmaları durdurma ve barış görüşmelerine yeniden başlama konusunda anlaşmaya vardı.
Wall Street Journal'a (WSJ) konuya ilişkin bilgi veren bir ABD'li yetkili, ABD ile İran'ın, son günlerde yeniden başlayan çatışmaların ardından "şimdilik geri adım atmayı" kabul ettiğini belirterek, gemilerin artık Hürmüz Boğazı'ndan serbest şekilde geçebileceğini söyledi.
Yetkili, bu ayın başlarında iki taraf arasında imzalanan mutabakat zaptına atıfta bulunarak, "Teknik görüşmelerin mutabakat zaptının tüm alanlarında devam etmesi planlanıyor. Her iki taraf da şimdilik görüşmelere ara verecek ve gemiler serbestçe hareket edebilecek" dedi.
İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'in danışmanı Ali Ekber Velayati, Bahreynlilere sınırlarını bilmeleri, kendi kaderleriyle oyun oynamamaları ve İran'ı sert kararlar almaya zorlamamaları konusunda uyarıda bulundu.
İran, ABD saldırılarına karşılık olarak cuma ve cumartesi günleri Bahreyn'deki bir ABD Donanma üssünü hedef almıştı. Tahran yönetimi, ABD'nin bölgedeki askeri üsleri kendi topraklarına saldırı düzenlemek için kullandığını iddia ediyor. Körfez ülkeleri bu iddiayı reddederken, Bahreyn son saldırıları kınayarak egemenliğinin ihlal edildiğini ve bölgede gerilimin azaltılması ile istikrar için fırsatların baltalandığını açıkladı.
Büyük bir Şii nüfusa ev sahipliği yapan Bahreyn, son aylarda Tahran'la askeri bağları olduğu suçlamasıyla düzinelerce kişiyi tutukladı.
Hizbullah tarafından yapılan açıklamada, İsrail ordusunun dün gerçekleştirdiği ihlaller kapsamında, Nebatiye kenti ile Meyfedun beldesinde sivil yerleşim yerlerinin savaş uçaklarıyla, Ferrun beldesindeki açık bir arazinin ise insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, Et-Taybe ve Haddase beldelerinde evlerin, Mecdel Zun beldesinde ise bazı noktaların patlatıldığı, Burc Kalaviye ve Beraşit beldelerinde sivillerin yakınlarına ses bombaları atıldığı, Yukarı Nebatiye ile Kefr Tibnit beldelerine ise şüpheli cisimler bırakıldığı aktarıldı.
İsrail'in bu saldırılarının bugüne kadar bağlı kalınan ateşkes anlaşmasının "açık bir ihlali" olduğu kaydedilen açıklamada, söz konusu ihlallerin yakından takip edildiği belirtildi.
Açıklamada, Hizbullah’ın bu saldırılara karşı, Lübnan halkını meşru müdafaa ve karşılık verme hakkını saklı tuttuğu vurgulandı.
ABD'de Cumhuriyetçi Parti içinde, Gazze'ye düzenlediği ağır saldırılar nedeniyle İsrail'e karşı "giderek artan olumsuz bir tavır oluştuğu" ileri sürüldü.
ABD merkezli Axios haber portalında yayınlanan haberde, Washington-Tel Aviv ilişkilerinin yıprandığı, bunun sebebinin ise İsrail ordusunun Gazze'ye düzenlediği ağır saldırılar olduğu iddia edildi.
Haberde, "İsrail ordusunun Gazze'yi yerle bir etmesiyle birlikte, özellikle genç Cumhuriyetçilerin çoğu İsrail'e sırt çevirdi. Ardından (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu, İran savaşını sona erdirmeye çalışan Başkan (Donald) Trump ve ekibini karşısına aldı." ifadelerine yer verildi.
Netanyahu'nun daha önce aynı sebeple ABD'deki Demokratların desteğini kaybettiği hatırlatılan haberde, "Şimdi ise giderek artan sayıda Cumhuriyetçi de ona ve ülkesine karşı olumsuz bir tutum sergiliyor." değerlendirmesi yapıldı.
Haberin devamında, hem Netanyahu'nun hem de İsrail'in, 15 yıl boyunca azalan Demokrat desteğini Cumhuriyetçilerle yakınlaşarak telafi ettiği kaydedilirken, Cumhuriyetçilerin desteğinin de garanti altından çıktığı bir noktada, "ciddi bir sorunla karşı karşıya kalacağı" ifade edildi.
Trump'ın, daha önce Netanyahu için "deli" ifadesini kullanarak, onun eylemlerinin "İsrail'i dünya çapında daha da izole etme riski taşıdığına" değindiği vurgulanan haberde, ABD Başkanının "muhtemel halefi" olarak değerlendirilen Başkan Yardımcısı JD Vance'in de İran anlaşmasına karşı çıkan İsrailli yetkilileri eleştirdiği hatırlatıldı.
Pew Araştırma Merkezinin nisan ayında yaptığı ankete göre, ABD'de 50 yaş üstü Cumhuriyetçi seçmenin onda dördünün İsrail'e olumsuz baktığı, 18-49 yaş arası Cumhuriyetçiler arasında bu rakamın yüzde 57'ye yükseldiği belirtilmişti.
Quinnipiac Üniversitesi'nin bu ay yaptığı bir ankette ise Cumhuriyetçilerin beşte birinin ABD'nin İsrail'i çok fazla desteklediğini düşündüğü, bu oranın üç yıl öncesindeki rakamların üç katı olduğu kaydedilmişti.
ABD ile İran arasında son günlerde Hürmüz Boğazı'nda yaşanan karşılıklı saldırıların ardından, İsviçre'de yapılması planlanan barış görüşmelerinin "durdurulduğu" iddia edildi. Konuyla ilgili bilgi sahibi kişilerin Wall Street Journal'a (WSJ) bildirdiğine göre, ABD-İran arasındaki görüşmeler, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son çatışmaların ardından askıya alındı.
Haberde, iki ülke arasındaki saldırıların, "bu hafta sonu İsviçre'de yeniden başlaması beklenen görüşmelerin durdurulmasına" yol açtığı ileri sürüldü. ABD Başkanı Donald Trump'ın haziran ayı başında imzaladığı mutabakat zaptına atıf yapılan haberde, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı ticari gemilerin geçişine açık tutma yükümlülüğüne dikkat çekildi.